PİKOM görevli akademik personellerinin kurum içi geliştirme seminerlerinde her hafta Pilot Üniversite Programına uygun olarak farklı bir konu ele alınarak sunuluyor. Bu haftanın konusu, program konularından biri olan “Bazı Arı Hastalıkları ve Zararlıları” konusuydu.

 

PİKOM tarafından organize edilen ve PİKOM’un daha etkin bir gelişim sağlamasını sağlayan PİKOM içi seminerlerinde bu hafta Akademik Personellerden Öğr. Gör. Buket ARICI tarafından sunum yapıldı.

Sunumunda Öğr. Gör. Buket ARICI, “BAZI ARI HASTALIK ve ZARARLILARI” konusunu “Bal Arısı Hastalık ve Zararlılarının Sınıflandırılması” ve “Arı Zararlıları” alt başlıklarında ele aldı.

Sunumunda ayrıca diğer hayvansal üretim dallarında olduğu gibi, hayvan sağlığı konusunun arıcılıkta da üretim etkinliğini ve verimliliği sınırlayan önemli etmenlerden birisi olduğunu değinen ARICI, ayrıca koloni yaşamını ve sağlığını doğrudan ilgilendiren bal arısı hastalık ve zararlıları arıların sadece sağlığını olumsuz olarak etkilemekle kalmayıp, kolonilerde verimi düşürmekte olduğunu, hatta önlem alınmadığı takdirde koloni yaşamına son verebildiğini, bunun yanında zaman zaman salgın şeklinde ortaya çıkabilen hastalık ve zararlıların, üreticilerin büyük kayıplara uğramasına yol açarak ülke arıcılığını çıkmaza sokabildiğini ifade etti.

Bal Arısı Hastalık ve Zararlılarını iki sınıfta toplayarak anlatan öğr. Gör. ARICI, bu sınıflandırmanın Hastalığı Oluşturan Etkene göre ve Hastalığın Oluştuğu Konağa göre olduğunu belirterek şu ayrıntılara değindi:

 

“Bal Arısı Hastalık ve Zararlılarını iki sınıfta ele alınmaktadır. Bunlar;

Hastalığı oluşturan etkene göre;

Bakteriyel Hastalıklar;  Amerikan Yavru Çürüklüğü, Avrupa Yavru Çürüklüğü,

Septisemi hastalıkları;

Protozoan Hastalıklar olan Nosema,  Amoeba hastalıkları;

Fungal Hastalıklar olan Kireç Hastalığı, Taş hastalığı;

Viral Hastalıklar olan Kronik Arı Felci, Akut Arı Felci, Tulumsu Yavru Çürüklüğü hastalıkları ve

Parazitlerden oluşan Varroa destructor, Acarapis woodi (trake akarı)’dir

Hastalığın oluştuğu konağa göre ise;  bunlar da kendi arasında iki başlıkta ele alınmaktadır.

Bunlar, Yavru Arı Hastalıkları ve Ergin Arı Hastalıklarıdır.                                                                     

 Yavru arı hastalıkları, Amerikan Yavru Çürüklüğü, Avrupa Yavru Çürüklüğü, Tulumsu Yavru Çürüklüğü, Kireç Hastalığı, Taş Hastalığıdır.

Ergin Arı Hastalıkları ise; Nosema, Septisemi, Dizanteri, Kronik Arı Felcidir.”

 

Bu bilgilerin ardından bu hastalıkların her birini tek tek ela alarak bahseden ARICI;

 

“Amerikan Yavru Çürüklüğünün

  • Bulaşıcı bir hastalık olup, yavru hastalıkları içinde en tehlikelisidir. Bal arılarının bulunduğu her yerde görülebilir.
  • Etmeni Paenibacillus larvae adında gram (+) bir bakteridir.
  • Kovan açıldığında çürüyen yavrulardan kaynaklanan tutkal kokusu veya bozuk balık kokusu hissedilir.
  • Yavru, pupa döneminde ölmüş ise dil sertleşerek petek gözünü deler.                                                             Avrupa Yavru Çürüklüğü
    • Dünyada en yaygın görülen hastalıklardan biridir.
    • Hastalığın etkeni Melisococcus pluton adında gram(+) bir bakteridir
    • Larvalar, bakteriyi besleyici arıların getirdikleri besinlerle sindirim sistemine alırlar.
    • Ölü larvanın kıvamı önceleri sulu ve yumuşak, sonra sertleşerek hamur kıvamı alır.
    • Kovandan kokuşmuş et kokusu gelir. Ölü larvalar tabanın dibine yapışmaz.
    • Ölü larvalar petek gözü tabanında C şeklinde kıvrılmış durumdadırlar.  
    • Hasta larvalara bir kibrit çöpü sokularak dışarıya çekildiğinde larvanın lastik gibi uzadığı görülür.

          

  • Avrupa Yavru Çürüklüğü
    • Dünyada en yaygın görülen hastalıklardan biridir.
    • Hastalığın etkeni Melisococcus pluton adında gram(+) bir bakteridir
    • Larvalar, bakteriyi besleyici arıların getirdikleri besinlerle sindirim sistemine alırlar.
    • Ölü larvanın kıvamı önceleri sulu ve yumuşak, sonra sertleşerek hamur kıvamı alır.
    • Kovandan kokuşmuş et kokusu gelir. Ölü larvalar tabanın dibine yapışmaz.
    • Ölü larvalar petek gözü tabanında C şeklinde kıvrılmış durumdadırlar.

     

    Kireç Hastalığı

    • Kireç hastalığının etmeni bir fungus olan Ascosphaera apis ‘tir.
    • Etken gıdalarla alınmaktadır.
    • Bu hastalık bir mantar hastalığı olduğundan dolayı en önemli nedeni kovan içi nemdir.
    • Kovan içinin nemi normalden daha fazla ise hastalık hızla yayılır.
    • Hastalıklı larvalar mumyalaşmış şekilde siyahımsı, gri veya beyaz renk alırlar.
    • Hastalığın ilk dönemlerinde beyazlaşmış larvalar iki parmak arasında ezilebildiği halde, ileri dönemde pirinç tanesi gibi sertleşerek arılar tarafından kovan önüne ve uçuş tahtası üzerine atılırlar.

    Kireç Hastalığına Yakalanmış Larvalar                Kireç Hastalığında Peteğin Durumu

                         

    Nosema Hastalığı

    • Bal arısı erginlerinin sindirim sisteminde görülen ve etkeni Nosema apis adı verilen bir protozoadır.
    • Tüm arı bireylerinde görülebilir. Arılar uçamaz yerde sürünür gibi yürürler.
    • Kasılma ve felç gibi belirtiler ortaya çıkar. Kanatları ayrık pozisyondadır.
    • Arıların iğneleme refleksi kaybolmuştur.
    • Nosemaya yakalanmış kolonilerde; çerçevelerin, peteklerin, kovan kapağı ve uçuş tahtası üzerinde turuncu ve beyaz renkte arı pisliği görülür.” Olduğu ifade etti.

    Arı ve Arı ürünlerinin hastalıklarının ardından, Arı Zararlılarına değinen Öğr. Gör. Buket ARICI;

    “Arı Zararlılarının genel olarak şunlar olduğunu söyleyebiliriz:

    Varroa, Bal Mumu Güvesi, Eşek Arıları, Arı Kuşu, Kirpi ve Diğerleri

    Bunları tek tek ele alırsak;

    Varroa destructor;

    • Kolonilerde tespit edilen 30 kadar farklı akar türünden sadece birkaçı arılara zararlı olmakta ve arıcılık için önem taşımaktadır. Varroa destructor bunlardan bir tanesidir.
    • Varroa destructor, üzerinde bulunduğu arıların ölümüne sebep olmaktadır.
    • Ergin, larva ve pupaların kanını emerek beslenen tehlikeli dış parazittir.

     

    • Bu akarın erkekleri hemolenf ememez. Arılar üzerinde hemolenf emen yalnızca dişi akarlardır.
    • Dişi Varroa’ların ağzı delici-emici yapıdadır. Yaşam uzunluğu yazın 2-3 ay, kışın 5-8 aydır.
    • Ergin dişi Varroa’lar koyu kızıl kahverengi renktedir. Erkek Varroa’lar ise gri-beyaz sarımtırak renktedir.
    • Kısa süreli fakat sık sık hemolenf emerler. Her emmede arı vücut ağırlığının yaklaşık %0,1’ini kaybeder.
    • Varroa’lar arıların kitin tabakasını delerler ve bu yaralardan diğer zararlı mikroorganizmalar vücuda girer. Bu durumda olan arılar her türlü mikrobik enfeksiyondan etkilenebilirler.
    • Ağırlık yaparak arıların faaliyetlerini yavaşlatırlar.
    • Eğer gerekli önlemler alınmazsa bulaşmanın ilk yılında hasta kolonilerin %10’u, ikinci yılında %20-30’u, üç ve dördüncü yılında tamamı söner.

            

     

     

    Pupa ve Larva Üzerinde Varroalar ise;

    • Üzerinde 6-10 akar bulunan larvalar gelişemeyip ölür. 5’ten az akar bulunan larvalar ise gelişmesini tamamlamakta ancak kanatsız, tek kanatlı veya bacakları eksik anormal bireyler oluşur.

                            

    Arı Kuşu ise;

    • Havanın kapalı olması halinde kovanların önüne kadar inerek arıları yerler,ana arının döllenme zamanında ana arıyı yemesi kovana ciddi zarar vermektedir. Ülkemizde arı kuşları koruma altında olduğu için avlanması yasaktır.”

     

    Sunum, hazır bulunan Akademik personellerin soru-cevaplarının ardından, sunuma yapılan katkılar sonrasında edilen teşekkür ile sona erdi.

  • Hasta larvalara bir kibrit çöpü sokularak dışarıya çekildiğinde larvanın lastik gibi uzadığı görülür.