Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı ve PİKOM (Pilot Üniversite Koordinasyon Merkez Birimi) Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Nevzat Esim, TRT GAP Radyosu’nda “Üniversitelerimizden Haberler” programına konuk oldu.

Doç Dr. Nevzat Esim, programın başında başkanı olduğu Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü hakkında bilgiler verdi. Daha sonra bölümde yapılan çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Esim,“Özellikle bitki biyo-teknolojisi ve kanser çalışmaları üzerinde uzmanlaşmış bir ekibimiz var. Olumsuz şartlar altında bitkilerin dayanıklılığını arttırmak, bitkilerin kökeni ile ilgili biyo-genetik çalışmalar ve nesli tehlike altında olan bitkilerin korunması için çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca bölümümüzde bulunan iki adet hücre kültürü laboratuvarında kansere karşı yeni yöntemler geliştirmek için araştırmalar da yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

Aynı zamanda arıcılık ile ilgili de çok önemli çalışmalar yapılmakta olduğunu belirten Doç.Dr. Esim, “Arıcılarımıza ana arı yetiştiriciliği eğitimi verilmekte, arı sütü üretim olanaklarının arttırılması ve Bingöl’de üretilen arı sütünün biyolojik aktiviteleri (antioksidan, antibakteriyel olma gibi) ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. ” dedi.

Coğrafi İşaret Alacağız”

Arı söz konusu olduğunda altı çizilmesi gereken bir diğer başlığın bitkiler olduğunu söyleyen Doç. Dr. Esim, “ Arıcılık denildiğinde akla ilk gelen konu bitki çünkü bitkiler ve arılar birbirine bağlı bulunan bir döngü içerisinde yer almaktalar. Bu nedenle bizim iki temel konumuz arı ve arı ürünleri ile ekonomik değeri yüksek bitkilerdir. Bu konular ile ilgili bazı hedefler koyduk. Bu hedeflerden birisi de Bingöl balını standardize edip marklaştırmak ve balımızın pazarlanmasının önündeki engelleri kaldırmaktır. Nihai olarak Bingöl balı için coğrafi işaret almayı hedefliyoruz. Muhtemelen bu yaz coğrafi işareti alacağız.” açıklamasında bulundu.

Yüksek Verim İçin Genç Ana Arı Şart

Bingöl’de yaklaşık 1000’den fazla arıcı olduğunu ancak bal üretimi istenilen seviyede olmadığını belirten Esin, “ Bingöl’de kovan başına bal üretimi TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre 2016’da 7 kgdı. Kovan başına düşen bal üretiminde Türkiye ortalaması 14 kg dünya ortalaması ise 20 kg’dır. Bu nedenle öncelikli hedeflerimizden birisi kovan başına düşen bal üretimini arttırmaktır. Kovandaki verimi en çok etkileyen etmen ise ana arıdır. Bu nedenle yüksek verim için genç ana arı ile çalışılması gerek. Ancak her sene ana arıyı değiştirmek arıcılar açısından mali külfet demek. Bu nedenle biz arıcılarımıza ana arılarını kendisinin yetiştirmesi için eğitim verdik. Bu sayede arıcılarımız hem kendileri için genç ana arı üretimi sağlayacak hem de satabilecekler. Geçen sene 22, bu sene 25 arıcımız ana arı yetiştiriciliği için sertifika aldılar. Eğer arıcılarımız refah seviyesini arttırabilirsek Bingöl’de daha fazla insanın arıcılık yapmasını teşvik etmiş olacağız ve bu da bölgesel kalkınma demek. Çalışmalarımızda üçüncü seneye girdik amacımız dünyada arı ve arı ürünleri denilince Bingöl’ün ve Bingöl Üniversitesi’nin ilk sırada yer almasıdır.” dedi.

                                                                      ↓↓↓↓↓Radyo Programını Dinlemek İçin:↓↓↓↓↓